Doç. Dr. Erdal Aktan
Doç. Dr. Erdal Aktan
Emel’in sincapları Ada ve Deniz’e kavuşma hikayesi gerçekten mucizelerin gerçek olabildiğine dair bir kanıt diyebiliriz. Bir anne ve baba için bebek sahibi olmak çok çok düşük bir ihtimal dahi olsa, eğer o bebekler doğacaksa, doğmaları gerekiyorsa; matematiğin ve olasılıkların hükmü kalmıyor. O yüzden her ne olursa olsun, asla ümitsizliğe düşüp inancımızı yitirmemeliyiz. Benzer durumdaki anne babalara ışık olması ümidiyle… İşte Emel ve eşinin mutlu sonla biten anne baba olma hikaleri:
Tüp Bebek tedavisine nasıl karar verdiniz?
“Artık anne-baba olabiliriz”e karar verdiğimizde 3 senelik evliydik ve 5 aylık bir süreçte sonuç alamayınca; yaşımdan dolayı (34 yaşındaydım) sureci maksimum hızlandırmak için hemen tetkiklere başladık. Benim için her şey yolundayken, eşim de çok çok ciddi bir sorunla karşılaşmıştık. Laboratuvardaki koridorda bayılmak üzereydik… “azospermi” yani sıfır sperm! Üzerinden 4 sene geçmiş olmasına rağmen şu an bile o anları hatırlayıp buz gibi oluyorum…Çünkü çok ciddi bir sorun; çocuk sahibi olma ihtimalimizi sıfırlayan çok kötü bir tabloydu bu…O an her şeyi, kendimi unutup, bu sonuç karşısında gerçekten ciddi bir travmaya uğramış eşime nasıl destek olacağımın derdine düşmüştüm… Şu an oturduğum koltukta eşimin küçücük bir çocuk gibi kıvrılıp yatışındaki hüznü, acıyı ve şoku unutamam…Kendi üzüntümü, şaşkınlığımı rafa kaldırıp eşime destek olmak için uğraşıyordum… Ondan gizli gizli banyolarda, iş yerinde günlerce ağlamalarımı saymazsak …Ve biz de bu duruma göre davranıp, başka bir bir olasılık olmadığı için özel bir tüp bebek kliniğinin yolunu tuttuk.
Aşılama, yumurta takibi gibi farklı destek teknikleri denemiş miydiniz?
Özel durumumuzdan dolayı hayır… Bu destek tekniklerin bize bir faydası olamazdı.
Bebeklerinizi kucağınıza alana kadar kaç tedavi denediniz?
Biz o sureci yaşarken çok “neden böyle bir kader yaşadığımızı” çok sorguladım ta ki işin içine girip de bu uğurda akıtılan gözyaşlarını, yılları ve ekonomik boyutları gördükten sonra “ne kadar çok şanslı olduğumuzu” anladım. Sadece bir tedavi gördüm iki embriyo transfer edildi. İki mıyadında doğan evladımız oldu.
Tedavi süreciniz nasıl geçti?
Elimizde dosyalarımızla tüp bebek merkezinin yolunu tuttuk. Neler yaşayacağımızı bilmemenın verdiği bir “korkuyla”… İçeride adları değişik onlarca benzer durumda çiftlerin olduğunu görmek bir nebze olsun rahatlattı bizi ve bizim için uygulanacak tedavi açıklandı. Ben tüm tüp bebek protokolündeki bayanlar gibi tedaviye hazırlanacaktım ve en son adımda yumurtalar toplandığında eşime uygulanacak operasyonun sonucuna göre ya diğer çiftler gibi “umutla bekleme” sürecine girecek ya da boynumuzu büküp eve dönecektik. İşte bu işin en zor kısmıydı… Bir yola çıkıyorsunuz ve yolun sonuna geldiğinizde o kadar yolu hiç şans olmadan aştığınızı görüyorsunuz. Bizim için bu çok büyük bir ihtimaldi. Sadece yaşayanın bileceği çok alternatifsiz zor duygular bunlar…Tedavi sürecinde iğnelerimi eşim yapmıştı… Gözlerindeki çaresizliği ve yaşları unutamam. Neyse büyük gün geldi çattı, eş zamanlarda operasyona girdik ve bizim için bir mucize gerçekleşti ve daha ilk hamlede (bunun 2-3 farklı metodu var) sperm bulundu. Operasyona girerken ikimiz de çok çok kaygılıydık ama odalara döndüğümüzde bayram hatta karnaval havası vardı. Aileler klinikteki çalışanlar neredeyse karşılıklı göbek atacaktık
Bu tedaviden hamilelik sonucu almasak da yolumuz açıktı… Bizim de her çift gibi “umudumuz” vardı en önemlisi de buydu.
Bu tedaviden hamilelik sonucu almasak da yolumuz açıktı… Bizim de her çift gibi “umudumuz” vardı en önemlisi de buydu.
Tedaviye destek olması için herhangi yardımcı kür, alternatif tıp vs denediniz mi?
Çok uzun zamandır sağlıklı beslenmeye dikkat ederdim ama hamilelik fikri oluştuğunda daha da dikkat ettim. Tedaviye destek olsun diye değil de sağlıklı bebek doğurayım diye ona göre bir beslenme programı izledim. Alkol yok denilecek kadar az tüketirim, sigara ise hiç kullanmadım.
Pozitif sonucu aldığınız tedavide başarınıza katkısının olduğunu düşündüğünüz herhangargi bir şey var mıydı?
Önce yaradan, sonra doktorumuz ve sorumluluk sahibi bir anne adayı olmak dışında hayır…
Pozitif sonucu alacağınızı hissetmiş miydiniz? Nereden anlamıştınız?
Transfer sonrası o 12 gün gerçekten 12 bin sene gibi gelmişti. Etrafımdaki herkesten “beni aramamalarını soru sormamalarını” rica etmiştim. Bu işin içine girince olumsuz sonuçları gördükçe;tamamen olumsuz düşünüyordum …
Pozitif sonucu aldığınız anı bizlerle paylaşır mısınız?
O gün kader anıydı gerçekten de… O zaman daha neler yaşayacağımı bilmiyorum tabi. Ağlayarak gitmiştim ve sonucu aldığımda bu sefer mutluluktan ağlamaktan helak olmuştuk. Orada bulunan herkesle başta doktorumuz olmak üzere tüm sağlık personeli ve eş zamanlı tedavi gördüğün tüm hastalarla sevincimizi çığlık çığlığa paylaşmıştık.
Nasıl bir hamilelik yaşadınız?
Sanırım bu süreçteki en büyük yanılgı “hamile kalınca sorunların bittiği”dir. Ben de öyle sanmıştım “hamile kaldım bundan sonrası ohhh keyifle gelir” diye düşünüyordum ki hiç öyle olmadı. Keseleri ilk defa göreceğimiz gün, tek kese görününce bütün gün ağlamıştım. Mesai bitip eve giderken hissettiğim kanamayla da gerçekten “öleceğimi” düşünmüştüm. “Diğer bebeğim de beni terk etti” diye üzüntüden ve telaştan kendimden geçmiştim. Büyük bir devlet hastanesinde çalışmama rağmen o an ultrason bakacak tek bir kişiyi bile bulamamıştık ve ben adım attıkça daha da riskli bir sonuca doğru yaklaştığımın farkındaydım. 3 ocak 2012’ydi çok iyi hatırlıyorum. Hemen yan sokaktaki özel bir doktora gitmiştik. O gün erken çıktığını öğrendiğimde artık haykıra haykıra ağlıyordum. Yanımda olan 2 arkadaşımla başka bir kliniğe gittik .Vee sıra bana geldiğinde tam akşam ezanı okunuyordu, binlerce şükür ki bebeğim benimle beraber hayata tutunmuştu! Eve geldikten sonraki 15 gün için hiç kalkmadan yatak istirahati verildi. Ve kanamalarım hep devam etti. Ama neden bilmem içime bir esenlik gelmişti. Kanamalar beni korkutmuyordu. Hatta başta eşim olmak üzere aileme kanama periyodunu söylemiyordum bile iyice strese girmesinler diye. 15 gün sonunda ikinci kader anı geldi. Bebeğimizin bizimle olup olmadığı doktorumuzun iki dudağının arasındaydı. Veee bebeğimiz bizimleydi …O da ne doktorun gözlerinde farklı bir ışıltı, farklı bir mutluluk vardı… Niye mi? Diğer bebeğimiz de bizimleydi. Hiç gitmemiş muzipçe saklanmıştı. İşte kader bizi böyle zor bir sınavdan geçirip yüzümüzü iki kere güldürmüştü…Şanslıydık hem de çoooooooook fazlasıyla şanslıydık!
Tüp bebek tedavisinde başarı elde etmede en önemli olduğunuzu düşündüğünüz faktörler neler?
Bence en başta bence doktor, yaş ve fiziksel şartlar.
Bebeklerinizi kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
En baştaki kanamalara, hamilelik şekeri ve ödem de eklenince hamileliğimde çok zorlandım. 37.5 haftalık doğum yaptım ama fanus gibi evde yaşadım. “ne yiyeceğim” sorusuyla geçti tüm hamileliğim çünkü her şey hemen hemen her şey yasaktı. Ama tüm bunların karşılığını aldım, evlatlarım çok sağlıklı doğdular ve 1 gün sonra hepimiz evdeydik. Yaşadığım mutluluk mu?… İşte onu anlatmaya hiçbir kelime duygu yetmez… Allahım dileyen herkese nasip etsin diyorum sadece…
Tedavi sürecindeki anne adaylarınıza önerileriniz nelerdir?
Bu zorlu tedavi yoluna nerede kimlerle başladıkları çok önemli. İyi ve tecrübeli bir doktor en büyük şart.
Çok teşekkür ediyorum, eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Günümüzde tüp bebek tedavisi o kadar arttı ki, Neredeyse normal yolla hamile kalanlara şaşar durumdayız. Benim çok çok yakın iki arkadaşım su an eş zamanlı hamile. İkisi de 2 aşılama, 2 tüp bebek tedavisinden sonra üçüncü denemede hamile kaldılar. Onlar adına kendim kadar mutluyum. Hamile kalmak için tüp bebek tedavisi görmek yetmiyor ne yazık ki, ama sabırla bu yolda devam edenler çok geç olsa da mutlaka olumlu yanıt alıyorlar. Tedaviyle hamile kaldığını her koşulda çok rahat paylaşan biri olarak, modern tıp sayesinde bebek sahibi olup bunu gizleme ihtiyacı duyan insanları da anlamam mümkün değil ….
Duygularımı paylaşma hikayemizi uzun uzun anlatma imkanı veren sana da çok teşekkür ederim İpek’ciğim…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder